| |
|
PERİHAN MAĞDEN’İN “ŞİMDİ VİCDANİ
RED”
ÇAĞRISI ÜZERİNE
Radikal Gazetesi’nde Perihan Mağden’in 8 Ocak 2008
tarihinde bir yazısı yayınlandı. Yazı, “Şimdi vicdani red!” başlığını
taşıyordu. Yazının başlığı ve başlangıç kısmı insanda ister istemez,
“Galiba bu çağrı Türklere yönelik” düşüncesinin oluşmasına yol açsa
da, yazının ilerleyen satırlarında bunun bir yanıltmaca olduğu hemen
anlaşılıyor.
Perihan Mağden’in yazdıklarını okuduktan sonra aklımıza hemen şu
olasılıklar geliyor; diyoruz ki, ya Perihan Mağden başka bir planette
yaşıyor, ya toplumun bilincini dumura uğratmaya soyunanların militanlığına
soyunmuş ya da çocuk yaşlardan kalma saflığını henüz kaybetmemiş.
Aksi takdirde bir insanın, bugünün dünyasında yaşayan bir insanın
yukarıdaki sözleri sarf etmesi olası değil.
>>Devamı<<
|
”NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!”
DİYEN EMEKÇİLERE AÇIK MEKTUP!
Bu yazıyı okurken şöyle bir arkanıza yaslanın ve
kendinizi bir an olsun Yunanistan Gümülcine’de yaşayan bir Türk
olarak düşünün.
Gümülcine’de yaşıyorsunuz ve bir pazar sabahı uyanıp, en yakın gazete
bayiine gidip bir Türk gazetesi alarak güne başlamak istiyorsunuz.
Daha gazete bayiinden Türk gazetesini istemenizle tutuklanmanız
bir oluyor. Götürüldüğünüz karakolda size bir genelge tebliğ ediliyor.
Başlıyorsunuz genelgeyi okumaya: “Bundan böyle Türk gazeteleri yasaklanmış,
Türkçe yayın yapan televizyonların yayınları durdurulmuş, yeni doğan
Türk çocuklarına Yunan ismi verilmesi bir zorunluluk haline getirilmiştir.
>>Devamı<<
|
| SeÇİmler ve KomÜnİst Tutum Yaşayabilmek
için emek güçlerini ve zamanlarını kapitalistlere satmak zorunda
kalan bu coğrafyanın ücretli köleleri bir kez daha egemenlerin temsil
krizi ile yüz yüzeler. Ne yazık ki bu krize yol açan şey, işçilerin
ve ezilenlerin düzene karşı hoşnutsuzluğundan doğarak aşağıdan gelen
toplumsal bir baskının sonucu değil de, egemenlerin kendi aralarındaki
çıkar çatışmasını yönetemeyişlerinin yarattığı çatlağın sistemin
tepe noktasında ortaya çıkmış olmasının sonucudur.>>Devamı<<
|
BURJUVAZİYLE UZLAŞMANIN,
BARIŞIN DEĞİL, BURJUVAZİYE KARŞI MEYDAN MUHAREBESİNİN ADIDIR
1 MAYIS!
Egemenlerin zaman kavramlarına göre 19.
Asrın sonunda Chicago’da ALBERT PARSONS, AUGUST SPİES, LOUIS
LINGO, ADOLPH FISCHER ve kavga yoldaşlarının yakmış oldukları
özgürlük, eşitlik, birlik ve dayanışma ateşi bütün yeryüzü ezilenlerinin
yüreklerini tutuşturdu; öfkelerini biledi ve tarihte ilk kez
yalnızca 1 Mayıslar da dünya emekçileri aynı anda aynı öfke
ve aynı coşkuyla sokakları zaptettiler.>>Devamı<<
|
KomÜnİstler BİrlİĞİ’nden
IV. Enternasyonal’e
Devrimci ÖrgÜtÜn KIsa Hİkayesİ Dipnot
Yerine:
Marksizm’de örgüt sorunu Marks’tan günümüze
hep gündemde olmuş; birçok ayrışma ve birlik bu mesele üzerinden
gerçekleşmiş; sonuçta her defasında tekrar başa dönülerek bu mesele
yeniden masaya yatırılmıştır. Marksizm’de örgüt sorunu Marksizm’in
kendi tarihi içinde en çok tartışılan meselelerin başında gelmiştir.
Her dönem olduğu gibi bugün de devrimci örgüt meselesi tartışmaların
merkezindeki yerini koruyor. Esasen Marksizm’de örgüt sorunu özellikle
Komintern’in ilk dört kongresinde çözülmüştür. >>Devamı<<
|
| NEDEN KOMÜNİST ZEMİN?
Okuyucu bu soruyu sormasa da aklından geçirecektir.
Öyle ya, hali hazırda çıkan bunca dergi–gazete varken; bir yenisinin
mantığı ne olabilir ki?
Bu soruya Komünist Zemin’in
cevabı şudur:
Daha bir kaç on yıl önce ezilen ve sömürülen çoğunluk
için sosyalizm, baskısız, sömürüsüz bir yaşamı ifade ediyorken;
bugün bu çoğunluk için sosyalizm, toptan yok oluştan kurtuluşu ifade
etmektedir. Evet, kapitalizm yoksul ve ezilen çoğunluğu toptan bir
yok oluşun eşiğine getirmiştir. Yani, dün özgürleşme eyleminin adı
olan sosyalizm, bugün, bu geleceği olmayan çoğunluk için varlıklarını
fiziki olarak sürdürebilmelerinin ön koşulu olmuş durumdadır. Yoksul
ve ezilen çoğunluk açısından durum bu merkezdeyken, kendi politik
var oluşlarını bu ezilen - yoksul çoğunluğun kurtuluşuna bağladığını
iddia eden devrimci akımlar ise, tarihte hiç olmadığı ölçüde dar
görüşlü, ulusalcı, Avrupa Merkezci, ve sisteme entegre olmuştur.
Başlangıçta Sosyal Demokrasi, daha sonra ise, stalinizmin yol açtığı
ideolojik, politik ve etik tahribat, Doğu Bloğu’nun yıkılışıyla
bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır. Ama Dünya “Devrimci” Hareketi,
kendisinin de çıplaklığı olan bu çıplaklık ile hiç bir şekilde yüzleşmeye
yanaşmamıştır. >>Devamı<<
|
Irak’In İŞgalİ Vesİlesİyle
Bİr Kez Daha Emperyalİzm, SavaŞ ve Devrİmcİ TavIr Üzerİne
Dipnot Yerine:
Emperyalizm kendi varlığını devam ettirebilmenin
olmazsa olmazı olan savaşlar aracılığı ile varlığını sürdürmeye
devam ediyor. Ve bu savaşları sahip olduğu kitlesel uyuşturucu araçlarından
olan televizyonlar aracılığı ile yeryüzü ezilenlerine bir eğlence
oyunu olarak, bir „Bilim Kurgu Savaş Filmi“ olarak izlettiriyor.
Film aynı film. Senaryo da aynı. Değişen her zaman olduğu gibi “kötü
adam” ve filmin çekildiği mekan. Beyaz Adam’ın rolü ise hep aynı;
işi gücü insanlığın mutluluğu için çabalamak olan Beyaz Adam bir
kez daha devre girerek, insanlığı ciddi bir tehlikeden kurtarmak
için kendini feda ediyor vs. vs... Yani hep bildik hikaye. Yine
de meraklılarına duyurulur: Film başlıyor! >>Devamı<<
|
|
| Yeni Sayı
Çıktı |
| |
| |
| |
| Sayı
2 |
| |
| Sayı
3 |
|
| Sayı
4 |
|
| Sayı
5 |
|
| Sayı
6 |
|
| Sayı
7 |
|
| Sayı
8 |
|
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
| |
|