KAPİTALİZM İLE SUÇ ORTAĞI OLMAYANLAR, KAPİTALİZMİ YIKIP, ÖZGÜRLÜKÇÜ VE EŞİTLİKÇİ BİR DÜNYA KURMAK İÇİN, DEVRİMCİ BİR DÜNYA PARTİSİNİN POLİTİK ÖNDERLİĞİNDE BİRLEŞEREK SAVAŞIN!

 
 

Ezilen İnsanlık Bu Kez de Sivas’ta Katledildi!

Yer : Sivas
Tarih : Egemenlerin zamanına göre 2 Temmuz 1993
Vaka : Yakarak toplu katliam yapmak
Katliam nedeni : Katledilenlerin haktan, hukuktan ve güzellikten yana olmaları
Faili : Hep aynı... Devlet, yine devlet... Bir kez daha Devlet!

Evet, ezilen insanlık bir kez de 1993’de Sivas’ta katledildi!
Egemen tarih boyunca, dünyanın bütün coğrafyalarında ve egemen tarihin bütün zamanlarında “dili”, “rengi”, “cinsiyeti” ve “milleti” ne olursa olsun, ezilenlerin kaderi hep aynı oldu: katledilmek.
Egemenler, ezilen insanlığı birbirlerini boğazlayan düşman gruplara bölerek ve ezilenlerin bölünmüşlüğünden yararlanarak saltanatlarını bugüne dek sürdürmeyi başarmıştırlar. Egemenler, ezilen insanlığı “din”, “ırk”, “millet”, “cinsiyet, vb. birçok kategoriye bölmekle kalmamış, tıpkı Batılı Burjuvazi’nin uluslararası sömürü ve talandan Batı İşçi Sınıfı’na da pay vererek, onu yoksul dünyanın işçileri karşısında ayrıcalıklı kılıp, kendi suç ortağı yapması örneğinde olduğu gibi; ezilenlerin bir kısmını kendi dayanakçısı yaparak, diğerlerine saldırtmıştır.
Egemen tarih boyunca dönemsel ve dar zümre çıkarları için iş birliği yapan ezilenler, bu işbirliğinin faturasını hep çok ağır ödemek durumunda kalmışlardır. Yine aynı şekilde, egemen tarih boyunca, ezilen bir topluluk kurbanken katil ya da katilken kurban olmaktan kurtulamamaştır. Ve tarih bu duruma örnek teşkil edecek ironilerle doludur.
Kürdistan’da Kürt ezilenlerinin yakılmasına göz yuman, ya da, ateşe odun atan Türk ezilenleri, aynı ateşin alevlerine Solingen’de ve Mölln’de yakalanmıştır. Halepçe’de BEŞBİN Kürt ezileninin kimyasal silahlarla katledilmesine kayıtsız kalan ya da destek veren Irak ezilenleri, bu katliamdan bir kaç yıl sonra aynı silahların gazabına uğramaktan kurtulamamıştır.
“Kızılbaştır”, dinsizdir, bizden değildir diye tarih boyunca Alevileri yakan ya da Alevilerin yakılması karşısında sessiz kalan sünniler, yaktıkları ateşin gazabına Bosna’da yakalanmaktan kurtulamamıştırlar. Yani, dün dönemsel ya da zümre çıkarlarından dolayı yakan durumunda olan ezilenler, günün birinde yaktıkları ateşin gazabına uğramaktan kurtulamamıştırlar. Bu durumdan fayda görenler ise, yalnızca ve yalnızca yaşamın efendileri olmuştur.
Ezilen insanlık, dönemsel, göreceli ve zümre çıkarlarından dolayı tarihsel düşmanı ile kolkola girip, tarihsel olarak aynı kaderi paylaştığı kardeşlerini katleder, katledilmelerine göz yumar, ya da, katledilmelerine ortak olmaya devam ederse; yaşama hükmedenler, ezilen insanlığı ve bütün bir yeryüzü yaşamını yok ederek kendi hükümdarlıklarını sürdürmeye devam edeceklerdir.
Ezilenler bu gerçeği görüp, egemenlerin ezilen insanlığı ve bir bütün olarak yeryüzü yaşamının katline dur demediği müddetçe, yarın dünden farklı olmayacaktır.

Halepçe, Rostock, Solingen, Diyarbakır, Lübeck, Sivas ve yeryüzünün diğer coğrafyalarında katledilenleri unutmayacak; ezilenleri katledenleri affetmeyeceğiz!

 

Sayı 3